Toplumsal tabular hakkında? Elalemin hayatınıza karışması?

Öncelikle tabu nedir ve neden Türk  toplumunun başına gelmiş kötü durumlardan biridir bunu konuşmak isterim arkadaşlar, herkesin hiç düşünmeden ve sorgulamadan kabul ettiği toplumsal yargılardır. 

Mesela bir kadının gece geç saatte dışarda olması ülkemiz için aşılması zor bir tabu, çünkü elalemin bizim hakkımızda ki düşüncesi çok daha kıymetli. Türkiye’de  yaşayan kadınlar bilir çocukluktan beri aman kızım elalem ne der aman yavrum komşular görür yanlış anlarlar diye diye büyütüldük. 

Ah o komşuların canı cehenneme!

İstediğimi giyerim istediğim saatte evime gelirim istediğim gibi sokakta kahkaha atarım buna kimse karışmamalı. Elalemin  benim bizim hayatımız üzerinde bir yetkisi olamaz olmamalı.Bu çok tartışmaya kapalı bir konu fakat yine de farklı düşünceleri merak ediyorum aslında.

Düşünceniz nedir elalemin sizin davranışlarınızı kısıtlamak istemesi üzerine?

1 | 0 0 | 0

Senin Görüşün Var Mı?

SormamLazım
  • İlkokulda bu lafı ilk kez duyduğumda "elale" diye birinden bahsedildiğini sanıyordum.*

    "elale'm bıdı bıdı, elale'm şuku şuku...." yahu elale kim? sormazsam çatlayacağım.

    Sonra sonra anladığımda, toplumun ya da çevrenin kast edildiğini fark ettim; de yine tam kavrayamamıştım. neden elalem ismi verilen diğer insanları, kendi hareketlerimi otokontrol altında tutarak önemsemem gerekiyordu ki? Elalem diye bir kavram olduğunu unutarak yaşarsam ne olacaktı?...

    İnsanların "elalem ne der?" diyerek çevreden ve toplumdan bu kadar korkarak yaşamalarına sebep olan şey, toplumun bireylerin üzerindeki çok sert kontrol mekanizması. bu mekanizma insanlar hakkında acımazsızca eleştiriler yapmak, toplumsal tabirle dedikodusunu yapmak, adını çıkarmak; ve hatta aforoz etmek yani dışlamak gibi aygıtlar kullanılarak yapılıyor. Ancak günümüzdeki post-kapitalist bireyci toplumlarda bu kontrol durumu minimuma inmişken; bizim gibi sanayi devrimi yaşayamadan kapitalist olmaya çalışıp, onu da beceremeyen bir tarım/köylü toplumunda bir çürümüşlüğe yol açıyor.

    Elbet bir zamanlar bu kontrol mekanizması gerekli olmalıydı. İnsanlar küçük topluluklar/ köy yerleşimleri şeklinde yaşarken, geçinmek için kaynaklar kısıtlıyken bu kontrol bayağı işe yaramış ve bizi hayatta tutmuş olmalıydı. Ancak şimdiki zamanda buna gerek kalmadı. Ama toplumun bu arkaik, kadim alışkanlığı içten çürüyerek bugüne kadar geldi.

    Görünürde modern ve eğitimli olup zihniyetiyle köylülükten zerre kadar uzaklaşamamış/ bireyleşememiş; diğer insanları diliyle iğnelerken, kendisi eleştirilmekten it gibi korkan; ancak var olmak için çevresinin onayına delicesine muhtaç olanların sayısını zannettiğimizden fazla. Ancak binlerce yıllık her ilkel gelenek gibi bunun da zamanla köreleceğine eminim.

    Kaldı ki, babaannem bugün hasta bile olsak ''elalem ne der?'' derdine düşüyor ilk önce...

    • Çok güzel ifade etmişsiniz, söylediklerinize harfiyen katılıyorum. Umarım bir gün biraz olsun ''elalem''in bizden daha değerli ve kıymetli olmadığını hissederek yaşayabilir ve kendi önceliklerimizi dikkate alabiliriz. Bence herksin mutlu ve huzurlu olduğu vakitler, işte o zaman gelecek.

    • Ben psikopattan boşanırken annem telefonda " buraya gelme, boşandın diye elalemden utanıyorum" demişti.

  • Birada hassas bir nokta var toplum normlariyla mahalle baskisini karistirmamak gerek. Elbet kimse benim hayatima karisamayacagi gibi bemde yasadigim toplumun normlarini ben oyle istiyorum diye zorlamamaliyim

  • Bir siteye yeni taşınmıştım. Saat 20.00 de işten geldim. Komşu çıkıp " bu saatte nereden geliyorsun" dedi. Ben de " bu benim en erken gelişim, genelde 02.00 de gelirim" dedim. Kırsaldan gelmiş aileler oturuyordu sitede. Sonunda benim geç saatlere kadar çalışıp eve gelmeme alıştılar. Aynı sitede işten çıkıp migrosa gitmiş ve taksiyle eve gelmiştim. Güvenlik diye köyden çobanı getirip koymuşlar. Saat 22.30 gibi. Adam taksiyi sokmuyor siteye. Bagaj dolu. Kıyameti kopardım, sonunda yöneticiler indi de açtı kapıyı.

  • Hemen her toplumda norm kavramı vardır. Bazı toplumlar bunu daha öne çıkarır ve uyulması için bir baskı yaratır bazıları ise bunun tam tersi olarak baskı yaratmaz ama sonuçta bu normlar illa ki vardır.
    Hatta öyle bir durumdur ki bu yöresel olarak bile değişebilir norm yapısı. Bu normları günümüz şartları ile harmanlayıp en kabul edilebilir şekilde uygulamak en iyisi diye düşünüyorum. Elbette kimse benim davranışımı kısıtlayamaz buna karar verecek olan benim. Doğru düşünüp doğru olduğuna inandığınız şeyi yaptığınızda zaten el alemin ne dediği çok daha önemli değil.

  • Erkeklerde mahalle baskısı ve toplumsal tabular altında eziliyorlar ama kadınların etrafı dört yandan çevrili .Türkiye’de insan olmak zor, kadın olmak ise tahmin edilemeyecek kadar zor.İnsanlar hayatlarını elalem ne der diye kocalarını yaptığı her şeye katlanıp ömürlerini bu şekilde zorunluluktan devam ediyorlar .Eğer bir de çocuk yaptılarsa çocuklu ve dul damgasını yememek için hapishaneye dönüşen nice evlilikler biliyorum.Bu sadece işin bir kısmı mini etek giyene, gece eve geç gelene, karşısındaki insana sırf gülümsediği için sıfatlar olan kadınlar var bu ülkede.Üstelik bunu yapanların öldürüldüğü durumlarda zanlılar bir şekilde savunulabiliyor.Sonuçta özellikle kadın hayatları tabular el alem ne der arasında sıkışıyor ve sonunda filmin sonu mutlu son olmuyor çoğunlukla.

  • Kendi hayatımı neden başkalarına göre yaşamam gerektiğini hiçbir zaman anlayamadım. Zaten o elalemin iğrenç düşünceleri bizi bu hale getiriyor. Kime ne yani? Herkes kendi işine baksın.

  • Yeni nesil olarak elaleme eyvallahımızın olmadığını düşünüyorum. Özellikle kadınlar olarak artık daha çok kendi haklarımızın arkasında durup başkalarının burnunu sokmasına izin vermiyoruz hayatımıza. Elalem de artık kendine gelsin diye hadsiz bir düşünce, cümle duyduğum her yerde ağzının payını veriyorum insanlara. Gerçekten tahammülümüz kalmadı. Kimsenin ne yaptığına ne ettiğine karışmayalım bizimkine de karıştırmayalım. Bu konuda daha yazacak o kadar çok şey var ki yazarsam roman olacak.

  • Neyse ki toplumsal tabulara maruz kalmadım. Ailem elalemi öne sürmeden direk kendi rahatsızlıklarını bildirdi bana, sebebini de açıklayarak istedikleri ve istemedikleri şeyleri söylediler. Bana gereksiz gelse de kabul ettiğim bir çok kuralları oldu ve uydum kurallarına. Yedi yıl önce iki arkadaşım yaşadığı yurdun önünde tacize uğradı hemde bir hafta arayla. Beş yıl önce sahilde arkadaşımla dolaşırken bir sapık da bana musallat oluyordu hemde kıyafetimin, saçımın, makyajımın çok sıradan olmasına rağmen, bu arada yakınlarda tanıdığım sivil poliseler vardı ve anında aldılar adamı içeri, mahkemelik olduk. Başka bir şey daha geldi aklıma, 4 sene önce sadece bir insanın duygularını koruduğum için oda arkadaşlarım tarafımdan dışlandım ve şehirde adımı yollu olarak çıkardılar. Ben bunu, bahsettiği kişinin ben olduğumu bilmeden anlatan yeni tanıştığım birinden öğrendim. İnsanların ağzını da elini de yüzünü de büzemezsiniz. Boşverin onları.

  • Türkiye’deki tabuları yıktığımız an ülkece çok büyük ilerleme katedeceğiz, buna inanıyorum. Bir kere elalem kim? Herkesin elalemi kendisinin içinde bulunmadığı toplum değil mi? Bizler de birilerinin ‘elalem’ grubunda yer alıyoruz sonuçta. Öyleyse hepimiz kendimiz için “kime ne” dedikten sonra başkaları için de “bana ne” diyebilmeliyiz.

  • Bana göre elalem ;hayatıma tecavüz eden faşist bir terör ötgütüdür. Bu terör örgütüyle çocukluğumdan beri savaşıyorum. Giyimimden tutun, oturup kalkmama, konuşma biçimime kadar her konuda bilgisiz bilgiye sahip bir örgüttür.En bilge kişiliğe sahiptirler,her konuda ama her konuda bilgi birikimleri vardır. Kendinizi bir türlü nu guruha beğendiremezsiniz.Onlar hep haklıdırlar. Hayatımızı elaleme göre yaşıyoruz… Çocukluktan aşılanıyoruz bu guruha çocukluk zamanlarında bu örgütün koyduğu kalıba koyarlar bizi… Karşı çıktığın takdirde sen hayattan men ederler.Çocukken pek anlam verememiştim,şimdi ise mücadele veriyorum,vermeye gayret edicem…

İlginizi çekebilecek diğer sorular